Ay: Nisan 2026

Nisan 20, 2026

Geriye kalan..

Bugün mü? Yazın en sade mutluluğunu yaşıyorum. Menemenin domatesini, biberini bahçeden topluyorum… yumurtası kümesten geliyor. Hayat… basitleştikçe güzelleşiyormuş. Etrafımda yaklaşık yirmi kedi… Köpeğim Parra’nın yavruları… daha gözleri bile tam açılmamışken hayata tutunmaya çalışıyorlar. Büyümelerini izliyorum. Çok hızlı büyüyorlar… İnsan gibi değiller. Ama bir şey var ki… insandan daha iyi biliyorlar: Sevmeyi. Bazen kızıyorum… başlarını eğip kenara çekiliyorlar. Sonra geliyorlar… hiçbir şey olmamış gibi yanıma sokuluyorlar. > Devamını Oku

Nisan 20, 2026

Alnından öpülecek bir adam

Sondan bir önce… Belirli bir seviyeden sonra alınan kariyerler, üçer aylık dönemlere bağlıydı. Ve sıradaki özel kariyer için… takımın başarısı gerekiyordu. Son aya girdiğimizde tüm odağımız ekip arkadaşlarımızın işini büyütmekti. Bu yüzden… kendi hedefimi ihmal ettim. Gerekli puan… ortada yoktu. Ve o ayın son eğitim kampı… İşi öğrenmek için gelen misafirler, kendilerini davet eden kişinin ismini kayıt masasına yazdırarak içeri giriyordu. Toplantının başında da misafirlerle > Devamını Oku

Nisan 19, 2026

Görünmeyen bedel

Hayatımda her şey yükselirken… özel hayatımda aynı dengeyi kuramıyordum. Başarı… her şeyi çözmüyormuş. Hatta bazı şeyleri daha görünür yapıyormuş. Ve ben… bunun bedelini daha ödeyecektim.   Bir hafta sonu etkinliği için Kayseri’ye davet edildim. İçimde başka bir niyet daha vardı: biraz uzaklaşmak… biraz nefes almak… “Hazır gitmişken,” dedim, “bir hafta gezerim.” Ama hayatın başka planı vardı. Seminer güzel geçti. İnsanlar sıcaktı. Oradaki ekip ısrar etti: > Devamını Oku

Nisan 19, 2026

Gökyüzüne bakan çocuktan… Gökyüzünden bakan adama

Çocukken… Karaman köyünde çimenlere uzanır, gökyüzünden geçen uçaklara bakardım. Ve hep aynı şeyi düşünürdüm: “O uçakta kimler var acaba? Nereye gidiyorlar? Nasıl hayatlar yaşıyorlar?” O zamanlar… o uçaklar bana sadece uzaktı. Başka bir dünyanın parçası gibi. Ben ise yerdeydim. Toprağın üstünde… hayvanların arasında… kendi küçük dünyamda. Yıllar geçti. Bir gün… o uçaklardan birine binmek için hazırlanıyordum. İlk uçuşuma bir hafta vardı. Ama içimdeki duygu heyecan > Devamını Oku

Nisan 17, 2026

Gemileri yaktığım gün

Bazen insanın karşısına bir kağıt çıkar… ve bütün inancını sorgulatır. Yeni işimde heyecanla, mutlulukla çalışıyordum. Artık hayatımın işi olacağını düşünüyordum. Bir gün… bakkallar odasından bir zarf geldi. Yeni bir uygulama başlamıştı. Bakkal açabilmek için artık çıraklık eğitim merkezinde 7 ay kursa gitmek ve mesleki yeterlilik belgesi almak gerekiyordu. Ama halihazırda esnaf olanlara bir hak tanımışlardı. İstersem… hiç kursa gitmeden, sınava girmeden bu belgeyi alabilecektim. Bana > Devamını Oku

Nisan 13, 2026

Bir ciklet, bir ceket…Ve Kader

Bazen küçücük bir şey, hiç beklemediğin bir kapı açar. “Özgür ve bağımsız bir iş kurmak istiyorsan… senden daha iyilerini yanına alma cesareti gösterebilmelisin.” Bir eğitimde duymuştum bu sözü. Ne kadar doğru olduğunu… sonradan yaşayarak anladım. Asker arkadaşım İlhan’ı sisteme dahil ederken, aslında farkında olmadan bunu yapıyordum. Ona hep şunu söylüyordum: “Bu işi benden daha iyi yapacaksın.” Gerçekten de öyle oldu. Ama bunun ne anlama geldiğini… > Devamını Oku

Nisan 12, 2026

Ben değiştim, herşey değişti

Anlatmayı bıraktığım gün, insanlar duymaya başladı. Eksik olduğumu biliyordum.. Bu işi anlamam gerekiyordu. Bir hafta sonra İstanbul’a gittim. Eğitim vardı. Sahneye emekli bankacı Ümran abla çıktı. Perakende satışı anlatacaktı. Konuşmaya başladıkça… içimde bir şeyler yerine oturmaya başladı. 45 gündür yaptığım her şeyin neden olmadığını ilk kez net bir şekilde görüyordum. Ben satmaya çalışıyordum. Alışkanlıktı. Yılların ticareti… Ama burada… o çalışmıyordu. Ümran abla bir yerde durdu > Devamını Oku

Nisan 12, 2026

45 gün.. Hiç bir şey olmadı

Bazen en çok inandığın şey, en çok sınandığın şeydir. “Nasibin varsa gelir Çin’den Yemen’den… nasibin yoksa ne gelir elden.”   Rasim’le o gece başlayan süreç, kısa sürede bambaşka bir yere evrildi. Ürünleri öyle sevdi ki… aç kalmadan, enerjisi düşmeden, sadece 15 günde verdiği iki buçuk kilo bile çevresinin dikkatini çekmeye yetti. O sonuç aldıkça, ürün kendini satmaya devam ediyordu. Ben ise… şaşırmaya. İşin garip tarafı > Devamını Oku

Nisan 11, 2026

Satmadım.. Satıldı

Bazen ürün değil… ihtiyaç konuşur. Neyin altında hayır var, neyin altında şer var… insan gerçekten bilmiyor. Kötü sandığın bir şey, iyi bir kapı açabiliyor. İyi sandığın bir şey de insanı çıkmaza sokabiliyor. O günlerde dükkânın arkasındaki asma katta yatıyordum. Bir sünger… Bir yorgunluk… Gece 3’te kapat, sabah 6’da aç… Eve gitmek bile anlamsız geliyordu bazen. O gece erkenden kapattım dükkânı. Çok yorgundum. Saat 00:30 civarı > Devamını Oku

Nisan 11, 2026

Bekleyen şey

Bazen hayat değişmek ister… sen hazır değilsindir. Bazen hayat sana yeniden gelir… sen fark etmezsin. Dükkânda boş durmuyordum. Ama… mutlu da değildim. Sevmiyordum o işi. Yıllar sonra bir seminerde şöyle dedim: “Sevmediğin işi yapmak… sevmediğin biriyle evli olmaktan beterdir. Çünkü işinle daha çok berabersin.” İşte o günleri anlatıyordum aslında. Hareket vardı. Ama anlam yoktu. Gün boyu raf diziyordum. Ama içimde… bir boşluk büyüyordu. Ve o > Devamını Oku