Ay: Temmuz 2026

Temmuz 28, 2026

Bir hayalin ağırlığı

İnsan, yıllarca zihninde taşıdığı bir şeyin gerçekten kaç gram geldiğini ilk kez eline aldığında öğreniyor. Bugün kapımda bir koli vardı. Sıradan bir koli aslında. Mukavva, bant, kargo etiketi… Dışarıdan bakınca içinde ne olduğunu bilmeyen biri için açılıp kenara bırakılacak kutulardan biri. Ama ben kapağını açmak için acele ederken, yıllardır aklımın bir köşesinde duran bir şeye dokunmak üzere olduğumu biliyordum. Yayınevinden gönderilen kitaplarım gelmişti. Bandı açarken > Devamını Oku

Temmuz 23, 2026

Üşendiğim o bir kaç adım

Sabah kalktığımda ilk aklıma gelen, bir gece önce yemleri biraz az gelen kedilerdi. Kendi çayımı içmeden önce onları doyurmak istedim. İçime sinmedi çünkü. Ben içeride oturup keyif yaparken onların dışarıda aç olması düşüncesi rahatsız ediyordu beni. Balkona çıktım. Kedilerin yemini verdim. Tavukları besledim. Köpekle ilgilendim. Sonra gözüm, kedilerin arasındaki küçücük bir yavruya takıldı. Henüz bir aylık kadardı. Daha düne kadar annesinin peşinden ayrılmayan o küçücük > Devamını Oku

Temmuz 20, 2026

Termostat

Köy evindeki buzdolabı bir gün çalışmayı bıraktı. Dondurucu kısmında uzun zamandır ciddi bir buzlanma vardı. Ben de her zamanki gibi sorunun teknik bir arızadan kaynaklandığını düşündüm. Servisi aradım. Gelen usta dolabı açtı. Buzlanmaya baktı. Bir süre inceledikten sonra önce içeride biriken buzların eritilmesi gerektiğini söyledi. Birlikte uğraştık. Sıcak su taşıdık, buzları temizledik, dolabı yeniden çalışabilecek hâle getirdik. Sonra çantasını açtı. Küçücük bir parça çıkardı. Termostatın > Devamını Oku

Temmuz 18, 2026

Manda ehliyetimin iptal edildiği gün

Bizim çocukluğumuzda akülü araba yoktu. Uzaktan kumandalı araba desen, onu zaten televizyonda bile zor görürdük. Bisiklet vardı ama herkeste yoktu. Olan da mahallenin zengini sayılırdı. Birinin bisikleti varsa, geri kalan çocuklar sıraya girer, beş dakika binmek için saatlerce peşinden koşardı. Ama bizim de ulaşım araçlarımız vardı. Hem de öyle şarjı biten cinsten değil. Bizim Ferrari’miz… Manda yavrusuydu. Şimdiki çocuklara anlatsan inanmazlar belki ama bizim için > Devamını Oku

Temmuz 17, 2026

Tezgâhın en arkası

  O yıllarda pazarda oyuncak satıyordum. Hemen yan tezgâhta da arkadaşım Metin vardı. O penye satıyordu, ben oyuncak. Uzunca süredir pazarda yanyana tezgah açıyorduk. Birimizin tuvaleti gelse ya da bir lokma bir şey yemeye gitse, diğeri tezgâha bakardı. Hangi ürün kaç lira, üç aşağı beş yukarı ikimiz de bilirdik. Bir gün Metin, “Beş dakika bakıver.” dedi ve gitti. Ben de hem kendi tezgâhımla ilgileniyor hem > Devamını Oku

Temmuz 16, 2026

Bütün Öğretmenleri Biraz Babam Sanmışım

Bugün yolda bir araba gördüm. Yıllar önce aldığım bir arabanın aynı modeli… Aynı rengi… Bir an durup baktım. İnsan hafızası tuhaf. Yıllardır aklınıza gelmeyen bir anı, bazen bir görüntüyle olduğu yerden kalkıp yanınıza oturuveriyor. Ben de o arabayı görünce yıllar öncesine gittim. Ve nasıl olduysa… İlk hatırladığım şey araba değil, yağmur oldu. Sonra ayaklarımın altındaki o su… Sonra da babam. Bir arabanın beni babama kadar > Devamını Oku

Temmuz 15, 2026

Sınırsız köfte

Geçen gün bir lokantanın önünden geçiyordum. Kapının önüne büyük bir tabela koymuşlardı. “Sınırsız Köfte – 299 TL.” İlk anda gülümsedim. Sonra birkaç saniye durup tekrar baktım. Garipti… Çoğu insan böyle bir kampanyayı görünce sevinir. Benim aklıma ise tek bir soru geldi. “Arkadaş… Sen bunu neyden yapıyorsun?” Çünkü mesele fiyat değildi. Mesele, o fiyatın anlattığı hikâyeydi. Has etin maliyetini az çok biliyordum. Elektriği vardı… Kirası vardı… > Devamını Oku

Temmuz 12, 2026

İnce otlar

Bugün bahçede ot biçiyordum. Elektrikli ot biçme makinesi güçlü bir motora sahip. Kalın otları kesiyor… Küçük dalları parçalıyor… Hiç zorlanmadan ilerliyordu. Bir ara motor aniden durdu. Bozuldu sandım. Eğilip baktığımda şaşırdım. Motoru durduran şey kalın bir dal değildi. Taş da değildi. Sekiz on tane incecik ot… Birbirine dolanmıştı. Tek başlarına koparıp attığım o küçücük otlar… Bir araya gelince motoru kilitlemişti. Temizledim. Makine yeniden çalıştı. Ama > Devamını Oku

Temmuz 9, 2026

Ekmek sepeti

Askerde maaş desen… Yok denecek kadar az. Cebimizdeki para, ay sonunu görmek için dua ediyordu. Ama çarşı izni… İşte o bambaşka bir şeydi. Kışlanın dışına çıkınca insanın canı öyle bir et çekiyor ki… Sanki bütün dünya mangal yapıyordu da bir tek sen davet edilmemiştin. Devremle birlikte çarşıya çıktığımız günlerden biriydi. Bir lokantaya girdik. Garson geldi. Elinde not defteri. Hazır bekliyor. Biz de menüye bakıyoruz. Başladık > Devamını Oku

Temmuz 5, 2026

Kırık oyuncak

Küçük kızıma çok sevdiği bir oyuncak almıştım. Bir gün oynarken kırıldı. Oyuncağın en güzel özelliği artık çalışmıyordu. Yine de bir süre onunla oynamaya devam etti. Aradan birkaç gün geçti. Bir gün odasını toplarken dikkatimi çekti. Kırık oyuncak, diğer oyuncakların arasında değildi. Masanın altında tek başına duruyordu. İki gündür de aynı yerdeydi. İçimden, “Demek ki artık bununla oynamıyor.” dedim. Zaten kırılmıştı… Ben de alıp çöpe attım. > Devamını Oku