Mayıs 14, 2026

Görülmek mi… Kullanılmak mı

ile Ali İhsan Sivri

İnsan elbette çevresindekilere destek olur…

Dostluk biraz da budur zaten.

Bazen yorgunken bile bir arkadaşının derdini dinlersin…

bazen kendi işini bırakıp bir başkasının yükünü taşırsın…

bazen sadece kırılmasın diye bile yanında olursun.

Çünkü insanı insan yapan şeylerden biri de, birbirine omuz verebilmektir.

Ama zamanla insan şunu da öğreniyor:

Destek olmak başka… kendini tüketmek başka.

Ve bazı ilişkilerde bu çizgi sessizce kayboluyor.

İşte insanı en çok yoran şey de bazen bu oluyor.

İnsan bazen kendini değerli zanneder…

çünkü çok aranır.

Sürekli mesaj gelir…

sürekli bir şeyler sorulur…

sürekli birilerine lazım olur.

Ve insan bunu…

“önemsenmek” sanır.

Ama zaman geçtikçe…

bir şey fark etmeye başlar.

Kimse seni merak etmez.

Sadece sana ihtiyaç duyar.

Nasılsın diye sorulmaz…

ama “şuna bakar mısın?” denir.

Senin derdin dinlenmez…

ama senden çözüm beklenir.

İşte o an…

ince bir çizgi belirir:

Görülmek ile kullanılmak arasındaki çizgi.

Görülmek…

senin kim olduğunla ilgilidir.

Kullanılmak…

senin ne işe yaradığınla.

Görülmek…

sen konuşmasan da hissedilmektir.

Kullanılmak…

sadece konuştuğunda hatırlanmaktır.

Ve insan en çok şurada yanılır:

Kendine ihtiyaç duyulmasını…

kendisine değer verilmesi sanır.

Oysa ihtiyaç…

bittiğinde kaybolur.

Ama değer…

devam eder.

İşte bu yüzden bazı ilişkiler…

sessizce biter.

Kimse kavga etmez…

kimse açıklama yapmaz…

Sadece biri artık anlamıştır:

Ben burada görülmüyorum…

kullanılıyorum.

Ve o an…

insanın içinde bir şey kırılmaz.

Aydınlanır.

Çünkü ilk defa…

kendini kandırmadığını fark eder.

Sonrası değişir.

Daha az verir…

daha çok hisseder…

daha net görür.

Ve en önemlisi…

Kimin gerçekten yanında olduğunu anlar.

Çünkü seni gören insanlar…

sana sadece ihtiyaç duyduklarında değil…

sana ihtiyaçları yokken de yanındadır.

 

Bunu fark etmek…

kaybetmek değil, kazanmaktır.

İnsan bir gün gerçekten görüldüğü yerle…

sadece kullanıldığı yeri ayırt etmeyi öğrenir.

Ve o gün…

daha az kalabalık…

ama daha gerçek ilişkiler başlar.

Belki sayıları azalır…

ama değeri artar.

Çünkü seni gerçekten gören insanlar…

sana ihtiyaçları olduğu için değil…

seni hissettikleri için yanındadır.

Ve işte o zaman…

insan ilk defa şunu anlar:

Yalnızlık korkulacak bir şey değil…

yanlış insanların kalabalığından kurtulmaktır.

Ve bazen en büyük kazanç…

kimlerin gerçekten yanında kalmadığını görmek değil…

kimlerin gerçekten yanında kaldığını fark etmektir.

 

✍️ Ali ihsan Sivri hikâyeleri