Yazar: Ali İhsan Sivri

Nisan 13, 2026

Bir ciklet, bir ceket…Ve Kader

Bazen küçücük bir şey, hiç beklemediğin bir kapı açar. “Özgür ve bağımsız bir iş kurmak istiyorsan… senden daha iyilerini yanına alma cesareti gösterebilmelisin.” Bir eğitimde duymuştum bu sözü. Ne kadar doğru olduğunu… sonradan yaşayarak anladım. Asker arkadaşım İlhan’ı sisteme dahil ederken, aslında farkında olmadan bunu yapıyordum. Ona hep şunu söylüyordum: “Bu işi benden daha iyi yapacaksın.” Gerçekten de öyle oldu. Ama bunun ne anlama geldiğini… > Devamını Oku

Nisan 12, 2026

Ben değiştim, herşey değişti

Anlatmayı bıraktığım gün, insanlar duymaya başladı. Eksik olduğumu biliyordum.. Bu işi anlamam gerekiyordu. Bir hafta sonra İstanbul’a gittim. Eğitim vardı. Sahneye emekli bankacı Ümran abla çıktı. Perakende satışı anlatacaktı. Konuşmaya başladıkça… içimde bir şeyler yerine oturmaya başladı. 45 gündür yaptığım her şeyin neden olmadığını ilk kez net bir şekilde görüyordum. Ben satmaya çalışıyordum. Alışkanlıktı. Yılların ticareti… Ama burada… o çalışmıyordu. Ümran abla bir yerde durdu > Devamını Oku

Nisan 12, 2026

45 gün.. Hiç bir şey olmadı

Bazen en çok inandığın şey, en çok sınandığın şeydir. “Nasibin varsa gelir Çin’den Yemen’den… nasibin yoksa ne gelir elden.”   Rasim’le o gece başlayan süreç, kısa sürede bambaşka bir yere evrildi. Ürünleri öyle sevdi ki… aç kalmadan, enerjisi düşmeden, sadece 15 günde verdiği iki buçuk kilo bile çevresinin dikkatini çekmeye yetti. O sonuç aldıkça, ürün kendini satmaya devam ediyordu. Ben ise… şaşırmaya. İşin garip tarafı > Devamını Oku

Nisan 11, 2026

Satmadım.. Satıldı

Bazen ürün değil… ihtiyaç konuşur. Neyin altında hayır var, neyin altında şer var… insan gerçekten bilmiyor. Kötü sandığın bir şey, iyi bir kapı açabiliyor. İyi sandığın bir şey de insanı çıkmaza sokabiliyor. O günlerde dükkânın arkasındaki asma katta yatıyordum. Bir sünger… Bir yorgunluk… Gece 3’te kapat, sabah 6’da aç… Eve gitmek bile anlamsız geliyordu bazen. O gece erkenden kapattım dükkânı. Çok yorgundum. Saat 00:30 civarı > Devamını Oku

Nisan 11, 2026

Bekleyen şey

Bazen hayat değişmek ister… sen hazır değilsindir. Bazen hayat sana yeniden gelir… sen fark etmezsin. Dükkânda boş durmuyordum. Ama… mutlu da değildim. Sevmiyordum o işi. Yıllar sonra bir seminerde şöyle dedim: “Sevmediğin işi yapmak… sevmediğin biriyle evli olmaktan beterdir. Çünkü işinle daha çok berabersin.” İşte o günleri anlatıyordum aslında. Hareket vardı. Ama anlam yoktu. Gün boyu raf diziyordum. Ama içimde… bir boşluk büyüyordu. Ve o > Devamını Oku

Nisan 10, 2026

Gerçeği kaybettik

Gerçeği unuttuk.. Alıştık… sahteye. Çoğu şeyin sahtesine… öyle alışmışız ki… Gerçeğini istemez olmuşuz. Gerçek süt ağır gelir artık. Gerçek tavuk… pişmez. Gerçek ekmek… serttir. Ve biz… 👉 kolay olanı seçeriz. Çünkü alıştık. Bir gün… Urfa’lı Bekir abi geldi dükkâna. “Bugün yemeğini yeme,” dedi. “Ben sana lahmacun, çiğ köfte getireceğim.” Getirdi. Ama… bildiğimiz gibi değildi. Rengi farklıydı. Kokusu farklıydı. Gerçekti. Yedim. Ağzım yandı. Ama keyif aldım. > Devamını Oku

Nisan 6, 2026

Dükkan açtım kendimi kapattım

Kazandıkça… hayatımı kaybettim. Yine Adapazarı. Borç bitmişti. Peşimden gelen yoktu. Ama… cebimde para da yoktu. Hayat beni yine bildiğim yere getirdi: 👉 Bakkal. Ne zaman sıkışsam… hep oraya dönüyordum. Çünkü bu işte şunu biliyordum: 👉 Parayla değil… 👉 döngüyle kazanılır. Toptancılara haber verdim: “Batmak üzere bir dükkân arıyorum.” Bir yer buldular. Genç bir çocuk işletiyordu. Dükkâna girdim. Raflar neredeyse boştu. Ama ben şunu gördüm: 👉 > Devamını Oku

Nisan 5, 2026

Zenginleşirken fakirleştiğimi fark ettim

Yeniden yükseliyordum. Ama bu sefer… içim rahat değildi. İlk tam sayfadan sonra işler hızla büyüdü. Bu sektörde de kısa sürede bilinir olduk. İyi para kazanıyordum. Ama özgür değildim. Dosyalar hâlâ açıktı. Hakkımda aramalar vardı. Bir yıl geçti. Her ay yaklaşık 2.000 dolar ödedim. Sonra avukatı aradım. “Ne kadar kaldı?” dedim. 212.000 TL borç… 190.000’e düşmüştü. Bir yıl boyunca ödediğim onca para… faize gitmişti. O an > Devamını Oku

Nisan 1, 2026

Terli ceket

  Bir günde hem dibe vurduğum… hem ayağa kalktığım gün.   Zarflar gelmeye başladı. Resmî… kalın… soğuk zarflar. Son uyarılar. “Ödemezsen…” “haciz…” “blokaj…” “hapis…” Rakamı ilk hesapladığım günü hatırlıyorum. 86 çek. Her biri 3 ay. 👉 258 ay. Yani… 👉 21,5 yıl. Bir an durup düşündüm: “İnsanlar ne yapınca 21 yıl hapis alır?” Ben ne yapmıştım? Dosyalar açıldı. Ayrı ayrı. 11 tane. Ve… 11 ayrı > Devamını Oku

Mart 31, 2026

Kapıya geldiler sandım

  Bir gece… korkunun gerçekten ne demek olduğunu öğrendim.     Büyük firmalar alacaklarını mahkemeye veriyordu. Küçük olanlar… kendileri geliyordu. Yine Adapazarı sokaklarında paspas satıyordum. Bir anda arkamda bir minibüs belirdi. Selektör… korna… durmadan. Aynadan baktım. Tanıdım. Deniz. İyi bir esnaftı. Ama ona da borcum vardı. Sağa çektim. İnecektim… Ama aynadan bir şey gördüm. Üç kişi. Ellerinde sopalar. Kapı cebinde bir bıçak vardı. Onu aldım. > Devamını Oku