Etiket: Ali İhsan Sivri

Nisan 6, 2026

Dükkan açtım kendimi kapattım

Kazandıkça… hayatımı kaybettim. Yine Adapazarı. Borç bitmişti. Peşimden gelen yoktu. Ama… cebimde para da yoktu. Hayat beni yine bildiğim yere getirdi: 👉 Bakkal. Ne zaman sıkışsam… hep oraya dönüyordum. Çünkü bu işte şunu biliyordum: 👉 Parayla değil… 👉 döngüyle kazanılır. Toptancılara haber verdim: “Batmak üzere bir dükkân arıyorum.” Bir yer buldular. Genç bir çocuk işletiyordu. Dükkâna girdim. Raflar neredeyse boştu. Ama ben şunu gördüm: 👉 > Devamını Oku

Nisan 5, 2026

Zenginleşirken fakirleştiğimi fark ettim

Yeniden yükseliyordum. Ama bu sefer… içim rahat değildi. İlk tam sayfadan sonra işler hızla büyüdü. Bu sektörde de kısa sürede bilinir olduk. İyi para kazanıyordum. Ama özgür değildim. Dosyalar hâlâ açıktı. Hakkımda aramalar vardı. Bir yıl geçti. Her ay yaklaşık 2.000 dolar ödedim. Sonra avukatı aradım. “Ne kadar kaldı?” dedim. 212.000 TL borç… 190.000’e düşmüştü. Bir yıl boyunca ödediğim onca para… faize gitmişti. O an > Devamını Oku

Nisan 1, 2026

Terli ceket

  Bir günde hem dibe vurduğum… hem ayağa kalktığım gün.   Zarflar gelmeye başladı. Resmî… kalın… soğuk zarflar. Son uyarılar. “Ödemezsen…” “haciz…” “blokaj…” “hapis…” Rakamı ilk hesapladığım günü hatırlıyorum. 86 çek. Her biri 3 ay. 👉 258 ay. Yani… 👉 21,5 yıl. Bir an durup düşündüm: “İnsanlar ne yapınca 21 yıl hapis alır?” Ben ne yapmıştım? Dosyalar açıldı. Ayrı ayrı. 11 tane. Ve… 11 ayrı > Devamını Oku

Mart 31, 2026

Kapıya geldiler sandım

  Bir gece… korkunun gerçekten ne demek olduğunu öğrendim.     Büyük firmalar alacaklarını mahkemeye veriyordu. Küçük olanlar… kendileri geliyordu. Yine Adapazarı sokaklarında paspas satıyordum. Bir anda arkamda bir minibüs belirdi. Selektör… korna… durmadan. Aynadan baktım. Tanıdım. Deniz. İyi bir esnaftı. Ama ona da borcum vardı. Sağa çektim. İnecektim… Ama aynadan bir şey gördüm. Üç kişi. Ellerinde sopalar. Kapı cebinde bir bıçak vardı. Onu aldım. > Devamını Oku

Mart 31, 2026

Yamuk paspaslar ve düz gerçekler

Ve nihayet… kirayı da ödeyemez hale gelince dükkânı kapattık. Elde ne varsa spota verdim. Amacım ticaret yapmak değildi artık… Sadece bir çeki ödeyebilmekti. Günün sonunda elimde iki şey kaldı: Bir C15 kamyonet… Bir de 5756 müşterinin kaydının olduğu masaüstü bilgisayar. Ama kimse aramıyordu artık. Kimse taksit ödemiyordu. Çünkü sistem çökmüştü. Bir çek patlayınca… diğerleri de üstüme yıkılıyordu. Ve ben… altında kalıyordum. Ailemin ekmeğini çıkaracak bir > Devamını Oku

Mart 27, 2026

Bir cümle ile büyük çöküş

“Bazı şeylerin şüyûu vukuundan beterdir.” Yani… Olmamış bir şeyin, olmuş gibi konuşulması… bazen o şeyin gerçekten olmasından daha ağır sonuçlar doğurur. Ben bunu yaşayarak öğrendim. Mağazayı Citroën showroom’a çevirdiğimizde, tüm müşterilerimize durumu tek tek anlattık: “Aktif Pazarlama devam ediyor. Taksitlerinizi showroom içindeki irtibat ofisinden ödeyebilirsiniz.” Ama anlatmak yetmedi. Tahsilatlar düşmeye başladı. Yeni satışlar yavaşladı. Döngü bozuluyordu. Üstelik enflasyon yüksekti, faizler yüksekti… Bu iki darbe, sistemi > Devamını Oku