Mart 27, 2026

Bir cümle ile büyük çöküş

ile Ali İhsan Sivri

“Bazı şeylerin şüyûu vukuundan beterdir.”
Yani…
Olmamış bir şeyin, olmuş gibi konuşulması…
bazen o şeyin gerçekten olmasından daha ağır sonuçlar doğurur.
Ben bunu yaşayarak öğrendim.
Mağazayı Citroën showroom’a çevirdiğimizde, tüm müşterilerimize durumu tek tek anlattık:
“Aktif Pazarlama devam ediyor.
Taksitlerinizi showroom içindeki irtibat ofisinden ödeyebilirsiniz.”
Ama anlatmak yetmedi.
Tahsilatlar düşmeye başladı.
Yeni satışlar yavaşladı.
Döngü bozuluyordu.
Üstelik enflasyon yüksekti, faizler yüksekti…
Bu iki darbe, sistemi çok hızlı sarsabilirdi.
Ben de sadece tedbir almak için BİSAN’ı aradım.
Durumu anlattım.
O ayki çekimi, vade farkıyla sona atmaları için ricada bulundum.
Altını çizerek söylüyorum:
👉 O güne kadar ödenmemiş tek bir çekim yoktu.
Bu sadece bir önlemdi.
Ama…
Ertesi gün gelmesi gereken bisikletler gelmedi.
Aradım.
“Sevkiyat durduruldu,” dediler.
“Bu ayki ödeme yapıldıktan sonra yeniden gönderilecek.”
Şaşırdım.
Daha çekin vadesine 20 gün vardı.
Ortada ne bir gecikme… ne de bir karşılıksız durum vardı.
Ama karar verilmişti.
Sonra olanlar… daha da hızlı oldu.
Sanki görünmeyen bir haber yayılmıştı.
Hiçbir ödeme aksatılmamış olmasına rağmen,
çalıştığım firmalar birer birer sevkiyatları durdurdu.
Bir hafta içinde…
Tüm kapılar kapandı.
Anlamaya çalışıyordum.
Ama aslında sebep çok basitti:
Ben…
henüz olmamış bir şeyi
olmuş gibi konuşmuştum.
Çırpındım.
Showroom’u tekrar eski düzene çevirdim.
Depodaki tüm ürünleri vitrine çıkardım.
Döngüyü yeniden başlatmaya çalıştım.
Ama artık geç kalmıştım.
İlk çek vuruldu.
Sonra bir tane daha…
bir tane daha…
Ve ardından…
85 çek.
İş dünyası gariptir.
Daha muhasebecinin haberi olmadan,
Türkiye’nin dört bir yanındaki firmalar
kimin neyi ödeyemediğini öğrenir.
Ben artık mal alamıyordum.
Sistem durmuştu.
Ve sonunda…
O güne kadar en büyük emeğim olan
Aktif Pazarlama…
4. yılında battı.
Ama bu, sıradan bir batış değildi.
Çünkü çıkış noktası bir kriz değil…
bir cümleydi.
Henüz olmamış bir ihtimali dillendirmek…
“tedbir” zannettiğim bir adım…
Beni, ömrümün en acımasız iflasına sürükledi.