Etiket: Ali İhsan Sivri

Ekim 12, 2026

Çocuklarımızı kimden koruyoruz

Dünyanın çocuklarına ekran satanlar, kendi çocuklarını neden ekrandan uzak tutuyor? Bir çocuğun eline telefon verdiğimizde yalnızca bir cihaz vermiyoruz. Bazen hiç tanımadığımız insanların düşüncelerini, davranışlarını, değerlerini ve hayat anlayışlarını da o çocuğun dünyasına davet ediyoruz. Üstelik kapıyı açtığımız o dünyanın içinde neler bulunduğunu çoğu zaman biz bile bilmiyoruz. Türkiye’de 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımına yönelik düzenleme hazırlıklarını bu nedenle önemsiyorum. Çünkü mesele yalnızca > Devamını Oku

Ekim 3, 2026

Kameranın önüne geçmeden önce

Ben inancımı dört dörtlük yaşayan bir insan değilim.   Beş vakit namazımı aksatmadan kıldığımı söyleyemem. İnancımın benden istediği her şeyi yerine getirdiğimi de…   Bunun için mazeret aramıyorum.   “Devir değişti”, “şartlar böyle”, “önemli olan kalp temizliği” gibi cümlelerin arkasına da saklanmıyorum.   Eksiksem, eksiğim.   Doğrunun ne olduğunu biliyor olmam, o doğruyu her zaman yaşayabildiğim anlamına gelmiyor. Ama benim yaşayamıyor olmam da doğruyu değiştirmiyor. > Devamını Oku

Ekim 1, 2026

Çok var..

Gece yatmadan önce telefonda biraz dolaşıyordum. Reels’ların arasında reklamlar çıkıyor. Bazısını geçiyorsun, bazısı bir anlığına dikkatini çekiyor. O gece birkaç tanesine dokundum. Ne sattıklarını merak ettim, “ayrıntılı bilgi” butonuna bastım. WhatsApp açıldı. Hazır mesaj karşı tarafa gitti: “Merhaba! Bunun hakkında daha fazla bilgi alabilir miyim?” Sabah cevap geldi: “Hangi ürünle ilgilendiğinizi göremiyorum.” Normal. Ben de gece birkaç reklama baktığım için hangisi olduğunu hatırlamıyordum. “Hangi ürünle > Devamını Oku

Eylül 13, 2026

Bir zamanlar bol gelen ip

Bu sabah bahçede dolaşırken gözüm çağla ağacına takıldı. Bahçeyi güzelleştiren, bahar geldiğinde çiçeklenen, ardından meyvesini veren o güzel ağaç… Onu seviyorum. Ama birkaç ay önce fark etmiştim ki büyüdükçe dalları evin duvarına doğru yaslanmaya başlamıştı. İlk zamanlar insana hoş bile görünüyor; yeşillik duvara yayılıyor, ağaç eve sokuluyor sanki. Fakat ağaç dediğin büyüyor. Dallar kalınlaşıyor, ağırlaşıyor. Rüzgârda hareket ediyor. Bugün duvara usulca dokunan bir dal, yarın > Devamını Oku

Eylül 8, 2026

Bir bardak su, iki kelime

Çocuklarla oldukça yoğun ve yorucu geçen bir günün ardından hepimiz pestil gibi yatmıştık. Öyle bir yorgunluk ki, normal şartlarda alarm çalsa insanın susturup öbür tarafına döneceği cinsten… Saat 03.45. Gecenin en sessiz, uykunun en derin olduğu vakit. Küçük kızımın neredeyse fısıltı hâlindeki sesiyle gözlerimi açtım. “Çok susadım…” Yorgun, uykulu, biraz da mahzun bir ses. “Hemen getiriyorum kızım,” dedim. Kalktım, mutfağa gittim, bir bardak su doldurup > Devamını Oku

Eylül 1, 2026

Onu anlattım ya

7 yaşındaki küçük kızım, masanın altını kendine küçük bir ev yapmış. Oyuncak mutfağını yerleştirmiş, masasını kurmuş, yatakları hazırlamış… Bebeklerine ve onların annelerine bile ayrı yatak odaları yapmış. Sonra bütün bunları bana büyük bir heyecanla anlatmaya başladı. Neredeyse nefes almadan… Ben de onu dikkatle dinlediğimi sanıyordum. Ta ki bir soru sorana kadar. “Eee,” dedim, “sen nerede yatacaksın?” Bir anda sustu. Kaşlarından birini hafifçe kaldırdı ve yüzüme > Devamını Oku

Ağustos 30, 2026

Rüzgârı içinden geçirmek

Yaz aylarında güneş tam verandaya bakan taraftan doğuyor. Sabahın ilk saatlerinden yaklaşık on bire kadar verandadaki masanın üzerine öyle bir vuruyor ki.. Bir süredir oraya bez bir güneşlik germiştim. Hem masayı hem de verandayı koruyordu. Geçenlerde gece çok kuvvetli bir fırtına çıktı. Rüzgâr sabaha kadar öyle sert esti ki, zaman zaman dışarıdan gelen seslere uyandım. Sabah verandaya çıktığımda güneşlik paramparçaydı. Elimde eskisinin neredeyse üç katı > Devamını Oku

Ağustos 25, 2026

Şükür artırır

Bu sabah uyandığımda aklımda bir cümle vardı: Şükür artırır. Hepimizin bildiği, defalarca duyduğu bir söz. İnsan sahip olduğu nimetin kıymetini bildikçe, elindekine başka gözle bakmaya başlıyor. Daha fazlasını ararken zaten sahip olduklarını gözden kaçırmamayı öğreniyor. Bir sofranın, sağlığın, huzurun, sevdiğin bir insanın, başını soktuğun evin… Bazen sıradan sandığın bir günün bile. Şükür, insana eksiklerini unutturmaz belki ama sahip olduklarını hatırlatır. Fakat sonra aklıma başka bir > Devamını Oku

Ağustos 19, 2026

Ha gayret

Eskiden eğitim sunumlarında gösterdiğim bir video, geçenlerde galeriyi temizlerken yeniden karşıma çıktı. “Ha Gayret Şirketi…” Yıllar önce izlediğimde iş hayatını anlatıyordu. Bu kez izlediğimde şirket falan görmedim. İnsanları gördüm. Bir araba var. Yüklü. Önde bir adam, arabayı bütün gücüyle çekiyor. Arkada bir başkası omuz vermiş, itiyor. Birisi yardım ediyor gibi ama gücünün ne kadarını verdiği pek belli değil. Birileri arabanın üzerinde. Bir de en arkada > Devamını Oku

Ağustos 17, 2026

Eriyince

Yaz akşamlarının kendine has bir tarafı vardır. Gün boyunca sıcağın altında yorulan hava, akşam olunca biraz insafa gelir. Güneş çekilir, duvarlar yavaş yavaş serinlemeye başlar. Hele bir de güneyden tatlı bir rüzgâr esiyorsa, insan eve girmek istemez. O akşam çocuklarla dondurmacıya uğradık. Hani önünde o pembe ineği olan dondurmacı… Tezgâhın arkasında yan yana dizilmiş onlarca çeşit açık dondurma vardı. Çileklisi, çikolatalısı, sütlüsü, bademlisi, karamellisi… İnsanın > Devamını Oku