Etiket: Ali İhsan Sivri

Eylül 13, 2026

Bir zamanlar bol gelen ip

Bu sabah bahçede dolaşırken gözüm çağla ağacına takıldı. Bahçeyi güzelleştiren, bahar geldiğinde çiçeklenen, ardından meyvesini veren o güzel ağaç… Onu seviyorum. Ama birkaç ay önce fark etmiştim ki büyüdükçe dalları evin duvarına doğru yaslanmaya başlamıştı. İlk zamanlar insana hoş bile görünüyor; yeşillik duvara yayılıyor, ağaç eve sokuluyor sanki. Fakat ağaç dediğin büyüyor. Dallar kalınlaşıyor, ağırlaşıyor. Rüzgârda hareket ediyor. Bugün duvara usulca dokunan bir dal, yarın > Devamını Oku

Eylül 8, 2026

Bir bardak su, iki kelime

Çocuklarla oldukça yoğun ve yorucu geçen bir günün ardından hepimiz pestil gibi yatmıştık. Öyle bir yorgunluk ki, normal şartlarda alarm çalsa insanın susturup öbür tarafına döneceği cinsten… Saat 03.45. Gecenin en sessiz, uykunun en derin olduğu vakit. Küçük kızımın neredeyse fısıltı hâlindeki sesiyle gözlerimi açtım. “Çok susadım…” Yorgun, uykulu, biraz da mahzun bir ses. “Hemen getiriyorum kızım,” dedim. Kalktım, mutfağa gittim, bir bardak su doldurup > Devamını Oku

Eylül 1, 2026

Onu anlattım ya

7 yaşındaki küçük kızım, masanın altını kendine küçük bir ev yapmış. Oyuncak mutfağını yerleştirmiş, masasını kurmuş, yatakları hazırlamış… Bebeklerine ve onların annelerine bile ayrı yatak odaları yapmış. Sonra bütün bunları bana büyük bir heyecanla anlatmaya başladı. Neredeyse nefes almadan… Ben de onu dikkatle dinlediğimi sanıyordum. Ta ki bir soru sorana kadar. “Eee,” dedim, “sen nerede yatacaksın?” Bir anda sustu. Kaşlarından birini hafifçe kaldırdı ve yüzüme > Devamını Oku

Ağustos 30, 2026

Rüzgârı içinden geçirmek

Yaz aylarında güneş tam verandaya bakan taraftan doğuyor. Sabahın ilk saatlerinden yaklaşık on bire kadar verandadaki masanın üzerine öyle bir vuruyor ki.. Bir süredir oraya bez bir güneşlik germiştim. Hem masayı hem de verandayı koruyordu. Geçenlerde gece çok kuvvetli bir fırtına çıktı. Rüzgâr sabaha kadar öyle sert esti ki, zaman zaman dışarıdan gelen seslere uyandım. Sabah verandaya çıktığımda güneşlik paramparçaydı. Elimde eskisinin neredeyse üç katı > Devamını Oku

Ağustos 25, 2026

Şükür artırır

Bu sabah uyandığımda aklımda bir cümle vardı: Şükür artırır. Hepimizin bildiği, defalarca duyduğu bir söz. İnsan sahip olduğu nimetin kıymetini bildikçe, elindekine başka gözle bakmaya başlıyor. Daha fazlasını ararken zaten sahip olduklarını gözden kaçırmamayı öğreniyor. Bir sofranın, sağlığın, huzurun, sevdiğin bir insanın, başını soktuğun evin… Bazen sıradan sandığın bir günün bile. Şükür, insana eksiklerini unutturmaz belki ama sahip olduklarını hatırlatır. Fakat sonra aklıma başka bir > Devamını Oku

Ağustos 19, 2026

Ha gayret

Eskiden eğitim sunumlarında gösterdiğim bir video, geçenlerde galeriyi temizlerken yeniden karşıma çıktı. “Ha Gayret Şirketi…” Yıllar önce izlediğimde iş hayatını anlatıyordu. Bu kez izlediğimde şirket falan görmedim. İnsanları gördüm. Bir araba var. Yüklü. Önde bir adam, arabayı bütün gücüyle çekiyor. Arkada bir başkası omuz vermiş, itiyor. Birisi yardım ediyor gibi ama gücünün ne kadarını verdiği pek belli değil. Birileri arabanın üzerinde. Bir de en arkada > Devamını Oku

Ağustos 17, 2026

Eriyince

Yaz akşamlarının kendine has bir tarafı vardır. Gün boyunca sıcağın altında yorulan hava, akşam olunca biraz insafa gelir. Güneş çekilir, duvarlar yavaş yavaş serinlemeye başlar. Hele bir de güneyden tatlı bir rüzgâr esiyorsa, insan eve girmek istemez. O akşam çocuklarla dondurmacıya uğradık. Hani önünde o pembe ineği olan dondurmacı… Tezgâhın arkasında yan yana dizilmiş onlarca çeşit açık dondurma vardı. Çileklisi, çikolatalısı, sütlüsü, bademlisi, karamellisi… İnsanın > Devamını Oku

Ağustos 8, 2026

Taşın büyüklüğü

İnternette bir alışveriş sitesinde gezinirken çocukluğumun en güzel oyuncaklarından biri karşıma çıktı. Sapan. Bir anda yıllar öncesine gittim. Hiç düşünmeden sipariş verdim. Ertesi gün elime ulaşır ulaşmaz bahçeye çıktım. Çocuk gibi heyecanlıydım. Canlı bir hedefe atış yapmak istemediğim için bahçedeki büyükçe bir karahindibayı gözüme kestirdim. İlk taşı yerden aldım… Attım. Yanından bile geçmedi. Bir taş daha… Bir tane daha… O an fark ettim ki insan, > Devamını Oku

Temmuz 20, 2026

Termostat

Köy evindeki buzdolabı bir gün çalışmayı bıraktı. Dondurucu kısmında uzun zamandır ciddi bir buzlanma vardı. Ben de her zamanki gibi sorunun teknik bir arızadan kaynaklandığını düşündüm. Servisi aradım. Gelen usta dolabı açtı. Buzlanmaya baktı. Bir süre inceledikten sonra önce içeride biriken buzların eritilmesi gerektiğini söyledi. Birlikte uğraştık. Sıcak su taşıdık, buzları temizledik, dolabı yeniden çalışabilecek hâle getirdik. Sonra çantasını açtı. Küçücük bir parça çıkardı. Termostatın > Devamını Oku

Temmuz 17, 2026

Tezgâhın en arkası

  O yıllarda pazarda oyuncak satıyordum. Hemen yan tezgâhta da arkadaşım Metin vardı. O penye satıyordu, ben oyuncak. Uzunca süredir pazarda yanyana tezgah açıyorduk. Birimizin tuvaleti gelse ya da bir lokma bir şey yemeye gitse, diğeri tezgâha bakardı. Hangi ürün kaç lira, üç aşağı beş yukarı ikimiz de bilirdik. Bir gün Metin, “Beş dakika bakıver.” dedi ve gitti. Ben de hem kendi tezgâhımla ilgileniyor hem > Devamını Oku