Haziran 12, 2026

Senfoni

ile Ali İhsan Sivri

Bu sabah kahvaltımı biraz farklı yapmak istedim.

Balkonu yıkadım, masayı hazırladım. Shake’imi, çayımı, takviye gıdalarımı yerleştirdim. Müziği de hoparlöre bağladım.

Uzun zamandır müzik dinlemiyordum.

Kendi kendime;

“Bugün keyifli bir kahvaltı yapayım, biraz dinleneyim, biraz da hayata odaklanayım.” dedim.

Ama olmadı.

Bir türlü odaklanamadım.

Sonra müziği kapattım.

İşte her şey o anda değişti.

Birbirinden farklı kuş sesleri duyulmaya başladı.

Sanki her biri ayrı bir enstrümandı.

Henüz iki haftalık yavru kedinin annesiyle oyununu izledim.

Karıncaların, daha yazın başında kış hazırlığı için yiyecek taşıdıklarını gördüm.

Bahçedeki bitkilere baktım.

Bitki deyip geçiyoruz…

Ama kökleriyle toprağa tutunurken verdikleri mücadeleyi hiç fark ediyor muyuz?

Hayvan deyip geçiyoruz…

Ama onların da sevinçleri, korkuları, merakları ve oyunları olduğunu ne kadar hissediyoruz?

Oturduğum yerden, hayatın aslında hiç durmadan devam eden muhteşem bir senfoni olduğunu gördüm.

Biz çoğu zaman kendi gürültümüzün içinde kalıyoruz.

Oysa hayat, sessizliğin içinde konuşuyor.

Belki de “anı yaşa” dedikleri şey; fırsat kovalamak değil…

O anın içindeki güzellikleri görebilmektir.

Bir kuş sesini…

Bir karıncanın emeğini…

Bir yavrunun oyununu…

Bir yaprağın hayata tutunuşunu…

Çünkü insan biraz durup gerçekten baktığında şunu fark ediyor:

Aslında düşündüğümüzden çok daha büyük bir zenginliğin içinde yaşıyoruz.

Ve o zenginlik, çoğu zaman satın alınabilecek şeylerde değil;

Fark edebildiğimiz şeylerde saklı.

Belki de mutluluk, hayatın bize sunduğu senfoniyi duyabilmekte gizlidir.

 

✍️Ali İhsan Sivri hikâyeleri