Haziran 4, 2026

Hem cam kenarı hem 2,5

ile Ali İhsan Sivri

İnsanın en büyük çelişkilerinden biri galiba şu:

Hep daha fazlasını ister ama elindekilerden hiçbir şey eksilmesin ister.

Daha çok kazanmak ister…

Ama daha fazla risk almak istemez.

Daha iyi bir işi olsun ister…

Ama alıştığı düzen bozulmasın ister.

Kendi işini kurmak ister…

Ama maaşın verdiği güven duygusundan da vazgeçemez.

Daha büyük bir ev hayal eder…

Ama bunun için daha fazla çalışmayı, fedakârlık yapmayı veya bazı harcamalarından kısmayı istemez.

Özel hayatta da farklı değildir.

Daha mutlu bir ilişki ister…

Ama kendi alışkanlıklarından taviz vermek istemez.

Daha çok anlaşılmak ister…

Ama karşı tarafı anlamak için aynı çabayı göstermeyebilir.

Daha derin dostluklar ister…

Ama kırılmamak için duvarlarını indirmeye yanaşmaz.

Daha çok sevilmek ister…

Ama sevilmeye değer yanlarını göstermenin riskini almak istemez.

Sanki hayatın önüne geçip bir sipariş veriyoruz:

“Cam kenarı olsun… Sessiz olsun… Manzarası güzel olsun… Kalabalık olmasın… Ucuz olsun… Bir de 2,5 porsiyon gelsin…”

Hayat ise çoğu zaman şöyle cevap veriyor:

“Birini seçmen gerekecek.”

Çünkü birçok şeyin bedeli para değildir.

Kimi zaman bedel; sabırdır.

Kimi zaman cesarettir.

Kimi zaman konfor alanından çıkabilmektir.

Bir tohumun ağaç olabilmesi için önce tohumluğundan vazgeçmesi gerekir.

Nehir denize ulaşmak istiyorsa yatağından çıkmayı göze almalıdır.

İnsan da yeni bir şeye sahip olmak istiyorsa, bazen eski bir şeyden vazgeçmek zorundadır.

Belki de hayatın en zor derslerinden biri budur:

Her kazancın bir maliyeti vardır.

Sorun maliyet ödemek değil… Sorun, hiçbir bedel ödemeden her şeye sahip olmak istemektir.

Ama hayatın muhasebesinde böyle bir hesap açılmamış.

Çünkü çoğu zaman; hem cam kenarı, hem 2,5 porsiyon olmuyor.

Bazen manzarayı seçiyorsun…

Bazen porsiyonu…

Ama ikisini birden istediğinde, garsonun adı ‘hayat’ olunca, hem cam kenarı hem 2,5 porsiyon siparişi çoğu zaman mutfaktan çıkmıyor..

 

✍️Ali İhsan Sivri hikâyeleri