Temmuz 12, 2026

İnce otlar

ile Ali İhsan Sivri

Bugün bahçede ot biçiyordum.

Elektrikli ot biçme makinesi güçlü bir motora sahip.

Kalın otları kesiyor…

Küçük dalları parçalıyor…

Hiç zorlanmadan ilerliyordu.

Bir ara motor aniden durdu.

Bozuldu sandım.

Eğilip baktığımda şaşırdım.

Motoru durduran şey kalın bir dal değildi.

Taş da değildi.

Sekiz on tane incecik ot…

Birbirine dolanmıştı.

Tek başlarına koparıp attığım o küçücük otlar…

Bir araya gelince motoru kilitlemişti.

Temizledim.

Makine yeniden çalıştı.

Ama ben çalıştırdığım şeyin sadece motor olmadığını fark ettim.

Aklım da çalışmaya başlamıştı.

İnsan hayatı da galiba biraz böyleydi.

Bizi çoğu zaman büyük felaketler yormuyordu.

Çünkü büyük acılar geldiğinde hazırlıklı oluyorduk.

Asıl bizi durduran…

“Bir şey olmaz.” deyip geçtiğimiz küçük şeylerdi.

Söylenmeyen küçük bir teşekkür…

Ertelenen kısa bir telefon…

İçimize attığımız minicik bir kırgınlık…

Bugün değil deyip yarına bıraktığımız küçücük bir iş…

Tek başına hiçbirinin gücü yoktu.

Ama zamanla…

Birbirlerine dolanıyorlardı.

Sonra bir gün…

İnsan durup kendi kendine soruyordu.

“Ben ne zaman bu kadar yoruldum?”

Oysa cevap tek bir büyük olay değildi.

Birikmiş küçük şeylerdi.

Bahçedeki makineyi durduran otlar gibi…

Hayatı da bazen büyük darbeler değil…

İhmal edilmiş küçük şeyler durduruyordu.

Belki de bu yüzden…

Hayatı ara sıra durdurup…

Motoru değil…

İçimizde dolaşan ince otları temizlemek gerekiyordu.

Yoksa insan…

Gücünü kaybettiği için değil…

İçinde birikenleri fark etmediği için yürüyemez hâle geliyordu.

 

✍️Ali İhsan Sivri hikâyeleri