Haziran 8, 2026

Bir parça yetti

ile Ali İhsan Sivri

Geçenlerde yedi yaşındaki kızımla puzzle yapıyorduk.

Aslında “birlikte yapıyorduk” demek çok doğru olmayabilir… Çünkü bir süre sonra fark ettim ki, ben puzzle yapmaktan çok onun anlattıklarını dinliyordum.

1000 parçalık puzzle’ın başında, gözlerim yorulmuş, parçalar birbirine benzemeye başlamıştı. Bulamadıkça sabırsızlanıyor, bazen de sıkılıyordum.

O sırada kızımın ağzından dökülen cümleler sadece puzzle’ı değil, sanki hayatı anlatıyordu.

İlk söylediği şey şuydu:

Bir sürü parça bulmuştum işime yaramıyordu ama bir parça buldum. Şimdi artık diğerleri de işime yarıyor. Bulduğum o parça olmasaydı üzerinde mor çiçekler olduğunu anlayamayacaktım.”

Bir an durup düşündüm.

Hayatta da bazen böyledir.

Yıllarca edindiğimiz bilgiler, yaşadığımız tecrübeler, tanıştığımız insanlar… Sanki birbirinden kopuk parçalar gibi görünür.

Sonra bir gün tek bir parça yerine oturur.

Bir insan… Bir fikir… Bir kitap… Bir karar…

Ve o güne kadar anlamsız görünen onlarca şey bir anda anlam kazanmaya başlar.

Bazen ilerlememizi sağlayan şey yüzlerce yeni bilgi değil, doğru yere oturan tek bir parçadır.

Bir süre sonra ikinci tavsiyesi geldi:

“İki küçük parçayı birleştirebilsen bile birleştir kenarda dursun. Sonra başka iki küçük parçayı birleştir başka kenara koy. Onlar nasıl olsa sen aramaya devam ettikçe aradaki parçaları bularak birleşecek.”

Bu kez hayatın uzun yolculukları geldi aklıma.

Çoğumuz büyük resmi tamamlamak istiyoruz.

Ama bazen hayat bizden büyük resmi değil, küçük parçaları birleştirmemizi istiyor.

Bir dostluk… Bir alışkanlık… Bir beceri… Birikmiş küçük tecrübeler…

İlk bakışta birbirinden bağımsız görünseler de zamanla aralarındaki boşluklar doluyor.

Hayat çoğu zaman büyük sıçramalarla değil, kenarda biriktirilen küçük parçalarla kuruluyor.

Ve sonra üçüncü cümle geldi:

Yerini bulamadığın bir parça ile dakikalarca uğraşma. Başka parçaya geç. Daha kolay parçaları seç önce. Kolay parçaları buldukça kendine güvenin artacak ve sonra diğerlerini daha kolay bulacaksın.”

Sanırım en çok bu cümlede kaldım.

Çünkü bazen bir soruna öyle kilitleniyoruz ki, geri kalan hayatı göremiyoruz.

Çözülmeyen bir mesele… Olmayan bir iş… Yürümeyen bir ilişki… Cevabını bulamadığımız bir soru…

Ve bütün enerjimizi tek bir parçaya harcıyoruz.

Oysa bazen yapılacak en doğru şey, o parçayı bir süreliğine bırakıp ilerleyebildiğimiz yerlere odaklanmak.

Çünkü hareket eden insanın özgüveni büyür.

Özgüveni büyüyen insanın bakışı değişir.

Bakışı değişen insan ise, biraz önce bulamadığı parçayı çoğu zaman ilk bakışta görür.

O gün puzzle’ın tamamını bitiremedik.

Ama fark ettim ki bazı insanlar yaşlarından daha büyük şeyler söyleyebiliyor.

Ve bazen hayatın en güzel dersleri; seminer salonlarında, kalın kitaplarda ya da uzun konuşmalarda değil…

Bir puzzle’ın başında, yedi yaşındaki bir çocuğun ağzından çıkabiliyor. ❤️

Hayatta bazen doğru parçayı bulmak, çok parça bulmaktan daha değerlidir. Küçük ilerlemeler birikir, güven oluşturur ve sonunda büyük resim kendiliğinden ortaya çıkar.

 

✍️Ali İhsan Sivri hikâyeleri