Kime göre normal?
Bazen bize tuhaf gelen şey, yanlış olduğu için değil; sadece alışık olmadığımız içindir.
Bugün henüz yeni tanıştığım, 75 yaşlarında bir ağabeyle yaklaşık üç saat birlikte vakit geçirdim.
Birbirimizi yeni tanıyorduk.
O benim yaşam tarzımı bilmiyor…
Öğün yerine tükettiğim besleyici karışımları…
Çay ve kahve yerine içtiğim bitkisel içeceği…
Gün içinde kullandığım besin takviyelerini…
Ve en önemlisi de bol su içme alışkanlığımı…
Doğal olarak bunların sonucunda gün içinde tuvalete daha sık gitmemi de…
Yaklaşık üç saat içinde üç kez küçük tuvalete gittim.
Döndüğümde yüzüme dikkatlice baktı.
Biraz da endişeli bir ses tonuyla sordu:
— Ali, ne kadar çok tuvalete gidiyorsun… Hasta mısın yoksa?
Gülümsedim.
Çünkü onun gözünde normal olan, günde bir iki defa tuvalete gitmekti.
Benim yaptığım ise ona göre normal değildi.
Eve dönerken bu küçük diyalog zihnimde büyümeye başladı.
Aslında hayatın içinde buna ne kadar sık rastlıyoruz.
Kendi alışkanlıklarımızı “normal” kabul ediyoruz.
Bizim yaptığımız doğru geliyor.
Bizim yaşadığımız doğal geliyor.
Bizim düzenimiz ölçü oluyor.
Sonra da o ölçüye uymayan herkesi şaşkınlıkla izliyoruz.
Kimisi erken kalkanı garipsiyor.
Kimisi kitap okuyanı…
Kimisi hiç televizyon izlemeyeni…
Kimisi az konuşanı…
Kimisi çok konuşanı…
Kimisi yürüyüş yapanı…
Kimisi hiç çay içmeyeni…
Kimisi de üç saatte üç defa tuvalete gideni…
Oysa çoğu zaman ortada garip olan bir durum yok.
Sadece iki farklı normal var.
Belki de hayattaki birçok gereksiz yargının sebebi tam da bu.
Kendi alıştığımız hayatı, herkes için geçerli sanıyoruz.
Oysa her insan, yaşadığı hayatın ortalamasını “normal” kabul ediyor.
İşte tam da bu yüzden…
Birini eleştirmeden önce onun hayatını bilmek gerekiyor.
Bir davranışı yadırgamadan önce arkasındaki sebebi öğrenmek gerekiyor.
Çünkü bazen farklı olan yanlış değildir.
Sadece bizim alışık olmadığımızdır.
Bu gün bana “Hasta mısın?” diye soran ağabey kötü niyetli değildi.
Sadece kendi normalinden bakıyordu.
Ben de düşündüm…
Belki de hayatın olgunluğu, herkesi kendi ölçülerimize benzetmeye çalışmak değil; herkesin hayatının farklı bir dengesi olabileceğini kabul edebilmektir.
Çünkü anlayış, insanların aynı olmasından değil…
Farklı olabileceklerini kabul edebilmekten doğuyor.
Çoğu zaman bize tuhaf gelen şey yanlış olduğu için değil, bizim normalimizin dışında olduğu için tuhaf geliyor..
✍️Ali İhsan Sivri hikâyeleri