Nisan 10, 2026

Gerçeği kaybettik

ile Ali İhsan Sivri

Gerçeği unuttuk..

Alıştık… sahteye.

Çoğu şeyin sahtesine…

öyle alışmışız ki…

Gerçeğini istemez olmuşuz.

Gerçek süt ağır gelir artık.

Gerçek tavuk…

pişmez.

Gerçek ekmek…

serttir.

Ve biz…

👉 kolay olanı seçeriz.

Çünkü alıştık.

Bir gün…

Urfa’lı Bekir abi geldi dükkâna.

“Bugün yemeğini yeme,” dedi.

“Ben sana lahmacun, çiğ köfte getireceğim.”

Getirdi.

Ama…

bildiğimiz gibi değildi.

Rengi farklıydı.

Kokusu farklıydı.

Gerçekti.

Yedim.

Ağzım yandı.

Ama keyif aldım.

Gerçekti çünkü.

Ama o gece…

rahatsız oldum.

Çünkü…

alışık değildim.

O an şunu fark ettim:

👉 Biz sadece yediklerimizi değil…

👉 hayatımızı da değiştirmiştik.

Eskiden…

komşunun anahtarı paspasın altındaydı.

Annem derdi ki:

“Git yoğurt al komşunun dolabından”

Ve alır gelirdik.

Kimse sorgulamazdı.

Bir gün…

Karasu’da bir bakkal gördüm.

Müşteriyi kendine  çağırmadı.

Komşusunun dükkânını açtı.

Satışı ona yazdı.

Çünkü…

👉 güven vardı.

Ama benim mahallede…

8 bakkal vardı.

Ve hiçbiri birbirine selam vermiyordu.

Denedim.

Selam verdim.

Konuştum.

“Rızık paylaşılmaz,” dedim.

“Eksilmez,” dedim.

Ama…

👉 herkes birbirinin düşmanıydı.

Anladım.

👉 Gerçek sadece sofradan değil…

👉 hayattan da çıkmıştı.

İşlerim iyi gidiyordu.

En çok ben kazanıyordum.

Ama…

👉 en çok ben yalnızdım.

Günde 18 saat çalışıyordum.

Dükkân doluydu.

Ama içim…

boştu.

 

Öğrendim ki…

Gerçekten uzaklaştıkça…

kalabalıkta bile yalnız kalıyorsun..