Etiket: gerçek hayat hikayesi

Mayıs 19, 2026

Bana ait olan tablo

Yılda bir kez yapılan, Türkiye’nin dört bir yanından binlerce kişinin katıldığı o büyük firma etkinliğindeydik. Üç gün süren dev organizasyon… Eğitimler… sahneler… müzikler… heyecan… Ve geleneksel cumartesi akşamı eğlencesi. O yıl farklı bir şey yapılmıştı. Üst düzey liderler kendilerine ait özel eşyaları bağışlamış, aile vakfı yararına bir çekiliş organize edilmişti. Çekiliş başlamadan önce hediyeler tek tek sahneye çıkarılıyor, kimin verdiği anons ediliyordu. Benim dönem dönem > Devamını Oku

Mayıs 13, 2026

Kaza değil… İnsanlar sarstı

Arabanın tadını yeni yeni çıkarmaya başlamıştım… Aylarca uğraşılmış, her detayıyla tek tek ilgilenilmişti. O araba artık benim için sadece bir araç değildi. İnsan bazen emeğine karakter yüklüyor. Ve sonra ona dokunan her şey, insana kendi canına dokunulmuş gibi geliyor. Bir gün ağabeyim aradı. Amerika’ya yüksek lisans için gidecekti. “Gel…” dedi, “hem arabayı görürüz, hem beni havalimanına bırakırsın.” Ankara’ya gittim. Arabayı görünce o da şaşırdı. Yolda > Devamını Oku

Mayıs 11, 2026

Gerçek ustalar az konuşur

Yeterince dolu insanların boş konuştuğunu pek duymazsınız… Genelde az konuşurlar. Ama söyledikleri birkaç cümle bile bazen yıllarca insanın aklında kalır. Çocukluğumdan kalan böyle insanlardan biri vardı. Herkes ona “Nasip Kalfa” derdi. Yugoslavya’dan Türkiye’ye göç ettiklerinde bu lakap takılmış, öylece kalmış. Ama yıllar sonra anladım ki o sadece bir kalfa değilmiş… Ustaların ustasıymış. Hem de öyle bağırıp çağıran, ben bilirim diye dolaşan ustalardan değil… Sessiz… Sakin… > Devamını Oku

Nisan 20, 2026

Geriye kalan..

Bugün mü? Yazın en sade mutluluğunu yaşıyorum. Menemenin domatesini, biberini bahçeden topluyorum… yumurtası kümesten geliyor. Hayat… basitleştikçe güzelleşiyormuş. Etrafımda yaklaşık yirmi kedi… Köpeğim Parra’nın yavruları… daha gözleri bile tam açılmamışken hayata tutunmaya çalışıyorlar. Büyümelerini izliyorum. Çok hızlı büyüyorlar… İnsan gibi değiller. Ama bir şey var ki… insandan daha iyi biliyorlar: Sevmeyi. Bazen kızıyorum… başlarını eğip kenara çekiliyorlar. Sonra geliyorlar… hiçbir şey olmamış gibi yanıma sokuluyorlar. > Devamını Oku

Nisan 13, 2026

Bir ciklet, bir ceket…Ve Kader

Bazen küçücük bir şey, hiç beklemediğin bir kapı açar. “Özgür ve bağımsız bir iş kurmak istiyorsan… senden daha iyilerini yanına alma cesareti gösterebilmelisin.” Bir eğitimde duymuştum bu sözü. Ne kadar doğru olduğunu… sonradan yaşayarak anladım. Asker arkadaşım İlhan’ı sisteme dahil ederken, aslında farkında olmadan bunu yapıyordum. Ona hep şunu söylüyordum: “Bu işi benden daha iyi yapacaksın.” Gerçekten de öyle oldu. Ama bunun ne anlama geldiğini… > Devamını Oku

Nisan 11, 2026

Satmadım.. Satıldı

Bazen ürün değil… ihtiyaç konuşur. Neyin altında hayır var, neyin altında şer var… insan gerçekten bilmiyor. Kötü sandığın bir şey, iyi bir kapı açabiliyor. İyi sandığın bir şey de insanı çıkmaza sokabiliyor. O günlerde dükkânın arkasındaki asma katta yatıyordum. Bir sünger… Bir yorgunluk… Gece 3’te kapat, sabah 6’da aç… Eve gitmek bile anlamsız geliyordu bazen. O gece erkenden kapattım dükkânı. Çok yorgundum. Saat 00:30 civarı > Devamını Oku

Nisan 11, 2026

Bekleyen şey

Bazen hayat değişmek ister… sen hazır değilsindir. Bazen hayat sana yeniden gelir… sen fark etmezsin. Dükkânda boş durmuyordum. Ama… mutlu da değildim. Sevmiyordum o işi. Yıllar sonra bir seminerde şöyle dedim: “Sevmediğin işi yapmak… sevmediğin biriyle evli olmaktan beterdir. Çünkü işinle daha çok berabersin.” İşte o günleri anlatıyordum aslında. Hareket vardı. Ama anlam yoktu. Gün boyu raf diziyordum. Ama içimde… bir boşluk büyüyordu. Ve o > Devamını Oku

Nisan 10, 2026

Gerçeği kaybettik

Gerçeği unuttuk.. Alıştık… sahteye. Çoğu şeyin sahtesine… öyle alışmışız ki… Gerçeğini istemez olmuşuz. Gerçek süt ağır gelir artık. Gerçek tavuk… pişmez. Gerçek ekmek… serttir. Ve biz… 👉 kolay olanı seçeriz. Çünkü alıştık. Bir gün… Urfa’lı Bekir abi geldi dükkâna. “Bugün yemeğini yeme,” dedi. “Ben sana lahmacun, çiğ köfte getireceğim.” Getirdi. Ama… bildiğimiz gibi değildi. Rengi farklıydı. Kokusu farklıydı. Gerçekti. Yedim. Ağzım yandı. Ama keyif aldım. > Devamını Oku

Mart 7, 2026

Bir paket şekerlik umut

Bir şey üretmeden, bir değer ortaya koymadan geçen günler insana çok acı veriyor. Eğer insanın zihninde bir plan, bir düşünce varsa; o boş geçen gün bile bir nevi çalışmak sayılır. Ama ne yapacağını bilmeden, çaresizce geçen günler… işte onlar insanı gerçekten acıtıyor. Yine böyle iflas etmiş ve boşta olduğum günlerden biriydi. Bir fikir, bir umut bulurum ümidiyle çarşının sokaklarında dolaşıyordum. Hava çok soğuktu. Üşüdüğümü hissediyordum > Devamını Oku

Mart 5, 2026

Küçük bir oyuncak, büyük bir ders

Bilmem kaçıncı iflasımdı… Yine sermaye yok, yine boştaydım.Pazarcılık yapan bir arkadaşım bir gün bana şöyle dedi:“Gel benimle pazarlara takıl, sana yanımda yer ayarlarım.”Yapacak başka bir şeyim yoktu. Üstelik çok az sermayeyle, kirasız ve vergisiz bir ticaretti. Denemeye karar verdim.Küçük bir miktar borçla, ancak 1 metrekarelik pazar tezgâhını doldurabilecek kadar hırdavat malzemesi aldım. Pense, tornavida, İngiliz anahtarı gibi şeyler…Hepsi metal ve donuk renkliydi. Tezgâha biraz renk > Devamını Oku