Dükkan açtım kendimi kapattım
Kazandıkça… hayatımı kaybettim.
Yine Adapazarı.
Borç bitmişti.
Peşimden gelen yoktu.
Ama…
cebimde para da yoktu.
Hayat beni yine bildiğim yere getirdi:
👉 Bakkal.
Ne zaman sıkışsam…
hep oraya dönüyordum.
Çünkü bu işte şunu biliyordum:
👉 Parayla değil…
👉 döngüyle kazanılır.
Toptancılara haber verdim:
“Batmak üzere bir dükkân arıyorum.”
Bir yer buldular.
Genç bir çocuk işletiyordu.
Dükkâna girdim.
Raflar neredeyse boştu.
Ama ben şunu gördüm:
👉 “Bu dükkân değil… fırsat.”
“Ne istiyorsun?” dedim.
“2,5 milyon,” dedi.
İçimden geçirdim:
👉 “Param olsa…
👉 1,5 milyona alırım bunu.”
Ama param yoktu.
Ve o an…
mesele değişti.
👉 “Param yoksa… emeğim var.”
Bir sigara aldım.
“Alırsam zaten benim olacak…
alamazsam helal et,” dedim.
Gülümsedi.
Oturdum.
Dükkânı izledim.
Boş raflara baktım.
Ama gözümde doluydu.
Çünkü ben şunu görüyordum:
👉 “Burayı ben doldururum.”
Sonra döndüm ve dedim ki:
“Bak… sana para teklif etmiyorum.”
“Sana bir yıl teklif ediyorum.”
Durdu.
“Bu dükkân için 2,5 milyon istiyorsun ya…”
👉 “Ben sana 12 ay boyunca
her ay 1 milyon ödeyeceğim.”
Sessizlik.
👉 “Toplamda 12 milyon.”
Gözleri değişti.
Çünkü artık mesele şuydu:
👉 2,5 milyonu bugün almak mı…
👉 12 milyonu zamana yaymak mı?
“Tek şartım var,” dedim.
“Ödemeler 1 ay sonra başlayacak.”
“Yani ben önce çalışacağım…”
👉 “Sonra ödeyeceğim.”
O an aslında şunu söylüyordum:
👉 “Ben bu dükkânı parayla değil…
👉 ömrümle satın alıyorum.”
Tam o sırada babası geldi.
“Peşinat?” dedi.
“Yok,” dedim.
Sinirlendi.
“Olmaz böyle iş!” dedi.
Ben döndüm.
Sakin ama net:
“Abi… ben sana risk sunmuyorum.”
“Ya zamanında öderim…”
“Ya gecikirim…”
👉 “Ama hangi ihtimal olursa olsun…
👉 sen yine kârdasın.”
Uzun uzun baktı.
Sonra sadece şunu dedi:
“Ne yapıyorsanız yapın.”
İmzaladık.
Dükkân artık benimdi.
Ama…
asıl bedel şimdi başlıyordu.
Sabah 6.
Gece 2.
Her gün.
Aynı döngü:
Mal al.
Rafa diz.
Sat.
Temizle.
Tekrar başa dön.
Sadece bakkal değildi artık.
Mini market yaptım.
Tuhafiye…
Züccaciye…
Kozmetik…
Her şey.
Çalıştım.
Ama bu çalışma değildi artık.
👉 kendimi ödüyordum.
Bir yıl boyunca…
👉 bedava gezmedim…
👉 bedava çalıştım.
Ama şunu biliyordum:
👉 “Bu süre bitince…
👉 bir dükkânım olacak.”
Ve o düşünce…
beni ayakta tuttu.
Döngü kuruldu.
İş büyüdü.
Para gelmeye başladı.
Ama…
👉 hayat gitmeye başladı.
Ne bayram…
ne cenaze…
ne bir dost…
Hiçbir şey yoktu.
Sadece dükkân.
Bir gün…
sandalyede otururken fark ettim:
👉 “Ben para kazanmıyorum…”
👉 hayatımı taksitle satıyorum.
👉 “Kazandığım para değildi…
taksitle sattığım hayattı.”