Ekim 23, 2026
Bir tabak et..
Öğle saatleriydi. Bir arkadaşımın lokantasında yemek yiyordum. Masalar, dükkânın önündeki küçük bahçeye yerleştirilmişti. Günün telaşı henüz dinmemiş, sokaktan geçenlerin ayak sesleri, tabak çanak seslerine karışmıştı. Onu gördüğümde yüzümde istemsiz bir gülümseme belirdi. Mahallenin köpeklerinden biriydi. Sık sık lokantanın önüne gelir, arkadaşımın kendisine ayırdığı yemeklerden nasibini alırdı. Birbirlerini tanırlardı. Hatta aralarında, kelimelere ihtiyaç duymayan bir yakınlık olduğunu düşünürdüm. Beni görünce heyecanlandı. Kuyruğunu sallayarak bahçeye daldı. Masaların > Devamını Oku